Bir neslin miti, efsanesi, masalı, Loch Ness Gölü Canavarı’ndan daha itibarlı olan Van Gölü Canavarı’nı mutlaka bilirsiniz. Kimileri revaçta olduğu bizzat o dönemleri, kimileri ise sadece duyarak. Hatta, kimileri ise görerek… Evet, her ne kadar bir komedi nesnesine dönüşse de Van Gölü Canavarı’nı gördüğünü iddia edenler de var.

Belirli bir döneme damgasını vuran Van Gölü Canavarı’nın hikayesi 1800’lü yılların sonlarına dayanıyor. İstanbul’da yayın yapan bir gazetede çıkan, abdest almaya çalışan bir kişinin canavar tarafından göle doğru sürüklendiği haberiyle başlayan efsane, Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda kaleme aldığı Seyahatname’de dahi yer alıyor: “Canavarın sesini ben de duydum ama kendisini görmek kısmet olmadı.” Evliya Çelebi’ye kısmet olmayan Van Gölü Canavarı, Van’ın Tuşba ilçesindeki vatandaşlara yaban domuzu olarak göründü.

Taşla vurmaya çalıştılar

Van Gölü sahilinde gezintiye çıkan vatandaşlar, gölde gördükleri hareketliliği takip etmeye başladılar. Gölde hızla ilerleyen ve siyah renkli, sırtı tırtırlı bir canlı vatandaşları heyecanlandırdı. Yoksa Van Gölü Canavarı uzun bir hasretin ardından onlara mı görünecekti? Fakat görüp heyecanlandıkları ve taş atarak avlamaya çalıştıkları canlının bir yaban domuzu olduğu anlaşıldı.

Canlıyı cep telefonuyla görüntüleyen ve takip eden bir vatandaş, gördükleri canlıyı Van Gölü Canavarı zannettiklerini belirterek, “Bize doğru geliyordu. Ne bir su aygırına, ne bir timsaha, ne bir domuza benziyordu. Yani çok değişik bir şeydi. 7-8 metre uzunluğunda. Sırtı da zikzaklı. Başı suda, arkası suda. Sadece sırtı görünüyordu. Yani çok değişik bir şey. Ne olduğunu çözemedik” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: webtekno

Write A Comment